KAR TANESİNE SAKLANMIŞ KİBRİTÇİ KIZ..!
Oysa ne çok severdim karı..
Kış gelse de karlar yağsa diye çırpınmalarımı
Çılgın gibi yağan taneleri yakalamak için
Delice zıplamalarımı..
İki katlıydı evimiz bahçe içinde
Üst katta dedemler alt katta biz..
Hep hareketliydim
Hep heyecanlı
İçimde çocukluğumun
İçime sığmaz çığlıkları...
Dedemin bahçede sıralayıp dizdiği odunları
Kaçırırken Meryem Teyzelere
Anlamasınlar diye arkadan öne yaptığım kaydırmaları...
Karla aramız çok iyiydi
Taki ilkokulda tanıştığım
Kibritçi kız la uyumaya başlayıncaya kadar...
Zaten yanlış yazmıştı yazar o hikayeyi
Hiç çocuklar ölür müydü
Anneleri onları bırakır mıydı
Ben hiç öldürmedim kibritçi kızı
Hep akşam sıcak eve getirdim
Arkadaş oldum onunla
Hatta hatta dedemin terasa da yaptığı
Küçük kulübeye taşıdım onları..
Ama gerçek benim hayallerim gibi değildi
Büyüdükçe anladım
Kibritçi kızın gerçekten öldüğünü...
Ve ne çok kibritçi kız olduğunu...
Yağan her kar tanesiyle tekrar dünyaya düştüğünü...
Şimdi karı hiç sevmiyorum.
Hiç yağmasın istiyorum...
Hiç soğuk olmasın..
Her zaman sıcak, her zaman yaz...
Üşümesin çocuklar
Üşümesin sokaklar
Üşemesin ki
Kibritçi kız donmasın...
Üşümesin ki
Meryem teyze gibi kimsesizler odunsuz kalmasın...
Saatte dokuz a geldi
Bizim sitenin çöp boşaltma vakti...
Birazdan gelir mavi papaklı kız
Elinde siyah torbası...
Isınması zor ama bir şekilde doyması kolay..
Her ne kadar karar vermesemde erkek mi kız mı diye
Aylardır tanıyorum o mavi papaklıyı
Acaba çocukluğumda ki kibritçi kız mı diyorum...
İşte bu yüzden ben
Şimdi karlar düştükçe sevinemiyorum...
Birden çöp konteynırının yanında
Lambalara bakan
Sıcak bir evi hayal eden
Mavi papaklı çocuk oluyorum...
Kaç tane senden var acaba diyorum..
Kaç tane..!
Karlar düşüyor
Düşüyor
Düşüyor
Düşüyor
Ve ben bu çaresizlikle
Bir başka
Üşüyorum...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder